11 Kasım 2009 Çarşamba

ENKE...

Onu 10 Ağustos 2003'de oynanan Fenerbahçe - İstanbulspor maçında tanımıştım. Zaten Fenerbahçe macerası 13 gün sürdü. 6 yıl önce İstanbul'dan uğurladığımız bu adamı, şimdi Dünya'dan uğurluyoruz. Görgü tanıklarına göre Enke'nin arabasından inip kendini trenin altına bıraktığı belirtiliyor. Enke'nin 2004 yılında bir kızı olmuştu. Lara ismini verdiği kızının kalbi delikti. 2006 yılında da kızını kaybetti Enke. Şuana kadar birinci derecede hiç bir yakınımı kaybetmedim, nasıl bir piskoloji olduğunu da bilmiyorum ama insanoglu kizinin üzerinden gecip gidemiyor öyle kolay. Bu kez top öyle bir yerden geldi ki, bu golü çıkaramadı. Güzel oyunu sevenlerin başı sağ olsun.

10 Kasım 2009 Salı

ARAGONES CAS'MADAN ÇÖZDÜ

Aragones 1 yıl hiç bişey yapmadan Fenerbahçe'den 4 milyon Euro alacak. Marca gazetesinin haberine göre, Aragones'in Fenerbahçe'deki 2. yılına denk gelen 4 milyon Euroluk maaşının tamamının ödenmesi konusunda avukatı Vicente Montes ile Aziz Yıldırım'ın anlaştığı belirtildi. Böylece Aragones'in Cas'a gitmesine gerek kalmadı. Fenerbahçe Kulübü, Aragones ile birlikte görev yapan yardımcı antrenör Cesar Mendiondo ve kondisyoner Carlos Cascallana'nın da alacaklarını temin edecek. Beşiktaş'ın Del Bosque ve yardımcılarına 7 milyon 961 bin Euro tazminat ödemesinin ardından,, Fenerbahçe de bir başka İspanyol teknik adam Luis Aragones ve yardımcılarına 5 milyon Euro civarında tazminat ödeyecek. Ortada uçup giden 12 milyon Euro var, ancak bir başarı yok. Türk futbolunda yönetim zaafiyeti olduğu açıkça ortadır. Aziz Yıldırım gibi bir başkan böyle bir hataya düşüyorsa, söylenecek fazla birşey kalmamıştır.

ATAM İZİNDEYİZ

"Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."

3 Kasım 2009 Salı

BARCELONA ALTYAPISI, RIJKAARD VE GALATASARAY

Ajax Dünya Futbolunda altyapının öncüsüdür. Hollanda ekibinin altyapıdan yetiştirip de, Dünya futboluna sunduğu bir çok önemli yıldız sayabiliriz. Ancak son yıllarda Ajax'ın bu konudaki egemenliğini Barcelona devir aldı. Katalan ekibi her sene altyapıdan müthiş oyuncular çıkarıyor. Bu isimler başlıca Xavi, Iniesta, Puyol, Fabregas, Gerard Piquet, Sergio Garcia, Giovanni Dos Santos, Messi ve Bojan Krkiç,,,
İşte o isimlerden biri Puyol, daha 17 yaşındayken...
Geçtiğimiz Mayıs'ta Roma'da oynanan Şampiyonlar ligi finalinde Manchester United'a karşı sahaya çıkan ilk 11'in 7'si altyapıdandı. Bu anlamda Dünya futboluyla Barcelona'nın apayrı bir yerde durduğunu söylemek mümkün. Barcelona, Cruyff'la başlayan futbol devriminin, bugünlerde doruklarda gezinen, kolay kolay hiçbir takımın ulaşamayacağı estetik zenginliği, doyumsuz bir keyifle sunan temsilcisi ve tüm zamanların en görkemli takımı. Bunda hiç şüphe yokki Frank Rıjkaard'ın da çok büyük payı var. Ancak bu sistemin oturması için Katalanlar 15 yıl bekledi. 90'lı yılların başında başlayan bu girişim bu günlerde tavan yapmış durumda...
Iniesta 17. yaş gününü kutluyor.

Bu Çocuklarda Afrika ve Brezilya'dan getirilmiş.
İşte geleceğin yıldız adaylarının yemekhanesi... Bojan Krkiç'in sağ çaprazındaki çocuğu tanıyan varsa yazsın.

Bojan Krkiç Barcelona Futbol Akademisinin önünde arkadaşlarıyla çalışıyor.
Barcelona altyapısından son 10 yılda yetişen oyuncularla bir nostalji yaptık. Şuan ise Jonathan Dos Santos (Giovanni'nin kardeşi) Jeffren Gay Assulin ve Pedro yeni yıldız adayı olarak öne çıkıyor. Futbol adına bütün güzellikleri bizlere sunan Barcelona'nın altyapısını görünce, Rijkaard ve Neeskens'in Galatasaray için ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Ajax ve Barcelona'da önemli işler başarmış ve bu sistemi çok iyi bilen ikilinin, Galatasaray'ı da iyi yerlere taşıyacağını düşünüyorum. Tabiki zamanla,,,

28 Ekim 2009 Çarşamba

ARDA'NIN AŞKI

Fotospor Gazetesinin haberine göre Arda Turan ile Saba Tümer aşk yaşıyormuş. Ancak haberin fotoğrafında Saba Tümer'in yerine Sinem Kobal var. Fotospor yalan'ı bile beceremiyor.

12 Ekim 2009 Pazartesi

AĞLAMA ARSHAVIN

''TAKIMI YENİLDİĞİNDE AĞLAMAYAN BİR FUTBOLCU, HİÇBİR ZAMAN BÜYÜK BİR FUTBOLCU OLAMAZ''

Büyük Usta Hagi ne güzel de söylemiş. Uygulayan da Arshavin. Rusya'nın Almanya'ya 1 -0 yenildiği maçtan sonraki surat ifadesi, onlar en azından play - off oynayacaklar. Dünya Kupası için hiçbir şey bitmiş değil. Guus Hiddink bir şekilde varlığını hissettirir. Rusya'nın 2010'da Afrika'da olacağını düşünüyorum.

9 Ekim 2009 Cuma

SOLL CAMPBELL'IN CANI SIKKIN

Sol Campbell bu günlerde işsiz. Sevgilisi Lisa Welhamla Londra'da oynanan Chicago - Utah maçını izlemeye gitmiş. Notts County macerası 1 maçla sınırlı kalan Canpbell'ın şu sıralar yüzünden düşen bin parça. İngiliz futbolcuyu sezon başında Ankaragücü de istemişti. Fotoğrafta sanki ''Ankaragücü'ne mi gitseydim. Arkasında Belediye de var. Üstelik Galatasaray'ı da 3 -0 yendiler'' der gibi bir hali var.