17 Mart 2009 Salı

BİRAYLA MOTİVE


Bundesliga'da adım adım şampiyonluğa giden Hertha Berlin'in Macar oyuncusu Pal Dardai, 55 bin taraftara bira ısmarlama sözü verdi. Her maçta taraftara büyük ihtiyaç duyduklarını söyleyen Dardai, ''Kalan 10 maçın 4'ünü sahamızda oynayacağız. Bu 4 maçta en az 55 bin taraftar gelirse, sezonun son maçından sonra herkese bira ısmarlayacağım. Bir içmek istemeyene meşrubat ısmarlayabilirim'' dedi. Macar futbolcu, daha şimdiden bira devi Carlsberg'le anlaşma yaptığını, kulübünün resmi internet sitesinde açıkladı. Belki başka bir futbolcu böyle bir açıklama yapsaydı taraftar dikkate almazdı. Ancak Dardai Hertha'nın Bundesliga'ya yükseldiği 1997 yılından bu yana Berlin'de oynuyor. Taraftar için ayrı bir yeri var. Hertha Berlin'de 267 maçta 16 golü bulunuyor. Şimdiden kulübün efsaneleri arasına girdi. Kariyerinin son döneminde Bundesliga şampiyonluğu yaşamak istiyor. Eğer Hertha şampiyon olursa, bu kendisi içinde, takımı içinde bir ilk olacak. Bundesliga'nın bitmesine 10 hafta kala Hertha Berlin 49 puanla en yakın rakibi Bayer Munih'in 4 puan önünde zirvede yer alıyor.

16 Mart 2009 Pazartesi

INZAGHI'DEN 3. DALYA

Takımınız liderin 12 puan gerisinde... Avrupa Kupasına veda etmişsiniz. Milan İtalya Kupası'nda da yok. Bütün bu etkenlere rağmen attığı gole çılgınlar gibi sevinen bir adam Filippo Inzaghi... Inzaghi kariyerindeki 300. golünü Siena'ya attı. Inzaghi, Serie A'daki ilk golünü de 1992'de Leffe'de oynadığı sırada henüz 19 yaşındayken Siena kalesine attmıştı. İtalya da rekor 318 golle Roberto Baggio da, Milan ile 1 yıl daha sözleşmesi olan 35 yaşındaki golcünün Baggio'yu geçeceğini düşünüyorum.

15 Mart 2009 Pazar

TRABZON ZİRVEDEN UZAKLAŞIYOR


Alanzinho'nun harika golüyle maç başladı. Aslında maç başlamadan Yattara'nın olmayışı, bordo - mavililerde Alanzinho'dan beklentileri arttırmıştı. Galatasaray golden sonra önde uyguladığı presle Umut ve Gökhan Ünal'a top göstermedi. Arda'nın nefis pasında Baros'un golü Avni Aker'de kısa bir şok yarattı. Pozisyonda sanki biraz faul vardı ancak Yunus Yıldırım devam ettirdi. Hızlı tempoda oynanan maçı ışıklandırmada yaşanan sorun biraz da olsa yavaşlattı.
ikinci yarı Trabzonspor baskısıyla başladı. 61. dakikada taraftarın şovu nedeniyle sahaya gelen balonlar bordo - mavililerin baskısını kesti. O dakikadan sonra kontrolü ele alan Galatasaray, Arda'nın fırsatçılığıyla öne geçti. Bu golden sonra Lig tv Trabzonlu futbolcuları yakın plan gösteriyordu ki hepsinde bir umutsuzluk hakimdi. Baros'un saha içinde yaptıkları Trabzonluları çıldırtmıştı. Çek futbolcu hakemin de tepkisini almıştı. Bülent hoca Baros'u ikinci sarı kartı görmesin diye oyundan aldı. Ancak yerine giren Yaser kırmızı kart gördü. Sivasspor maçında yardımcı hakemin uyarısyla Ümit Karan'a kırmızı kart gösteren Yunus Yıldırım o maçtan sonra ilk kez Galatasaray'ın maçını yönetiyordu. Bu maçta da yine yardımcısının uyrasıyla Galatasaray'ı 10 kişi bıraktı. Trabzonspor bu gazla Colman ile golü buldu. Yoğun maç trafiğine ve eksiklere rağmen Galatasaraylı oyuncuları kutlamak gerekir. Bülent hoca Hamburg maçında olağanüstü bir performans sergileyen Kewell'ı Trabzon'a götürmedi. Maç sonu yaptığı açıklamada Lincoln'ü Hamburg maçına sakladığını söyledi. Ancak durumun öyle olmadığı gerçek. 30 Bin Euro ceza verilen Lincoln'ün Hamburg karşısında neler yapacağını merak ediyorum. Bir takımda sistem yok ise kimi oynatırsanız, kime forma verseniz olmaz. Servet, Emre Güngör, Mehmet Topal ve Linderoth sakat, Kewell ve Nonda İstanbul'da dinlendiriliyor. Lincoln yedek kulübesinde, Arda son 10 dakika sakatlığı nedeniyle sahada yok. Ancak takım bir şekil yenilmiyor ve kendi futbolunu oynamaya çalışıyor. Trabzonspor'a gelince Konyaspor ve Denizlispor'dan sonra 2 puanda Galatasaray maçında bırakıldı. Avni Aker Stadı'nda oynanan son 3 maçta 8 puan kaydedilmiş. Şampiyonluk şansları azalıyor.

14 Mart 2009 Cumartesi

ÜMİT ÖZAT VEDA ETTİ

Ümit Özat futbolu bıraktığını resmen açıkladı. Köln'ün Mönchengladbach'a 4 - 2 yenildiği maçtan önce Rhein Energie Stadı'nda basının karşısına geçen Ümit, gözyaşlarını tutamadı . Maçtan önce taraftara da seslenen Ümit, Rhein Energie tribünlerini de göz yaşlarına boğdu.
İşte Ümit'in taraftara seslenişi:

''Dünyanın en iyi taraftarı size sesleniyorum. Bugüne kadar beni yalnız bırakmayan siz taraftarlarımıza teşekkür ederim. Bugün, ben ve FC Köln için üzücü bir gün oldu. Futbolu Köln forması altında bırakacağımı söylemiştim ve bunu bugün gerçekleştirdim''

Bir ilişki düşünün! karşınızdakini çok aşıksınız, ondan çok hoşlanıyorsunuz ancak elinizde olmayan nedenlerden dolayı ayrılmak zorunda kalıyorsunuz. Ümit'in ki de böyle bir durum işte, üzülmesi normal ama herşeyde olduğu gibi bir yerde bitecekti zaten.

LIVERPOOL'UN TARİFEYİ BOZMADI

Liverpool Real Madrid'den sonra Manchester United'i da 4'ledi. İki üst düzey takıma 4 arayla 4'er gol atmak kolay iş değil. Old Trafford'da yenilmeleri halinde 10 puan geriye düşeceklerdi. Ronaldo'nun penaltısıyla 1 -0 da geriye düştüler. Ancak Salı günü Pepe'yi adeta perişan eden Torres bugün de Vidic'i bitirdi. Inter'e şampiyonlar ligi'nde ilk golü atan Sırp futbolcu, o golün kredisini fazlasıyla kullandı. İlk iki golde hatası vardı. Kırmızı kart gördüğü pozisyonda yaptığı faulü Aurelio golle sonuçlandırdı. Manchester deplasmanında alınan 4 -1'lik galibiyet taraftarı da şampiyonluk için umutlandırıdı. Liverpool sezonun en formda günlerini yaşıyor. Kalan 9 haftada 4 puanlık fark kapanabilir. 19 yıllık hasret bu sezon sona erebilir.

KÖRFEZ'İN İSTANBUL BAYRAMI

Fenerbahçe Roberto Carlos'un şık golüyle maça adeta 1 -0 önde başladı. Son haftalarda oynanan güzel futbol taraftarı da Kadıköy'e çekmişti. maç başından itibaren sarı - lacivertli takımın iki kanadında oynayan Uğur Boral ve Kazım'a taraftar tahammül edemiyor. Bu iki futbolcu olumsuz bir hareket yapsa, Kadıköy'de ıslık sesi yükseliyor. Maça dönecek olursak Kocaelispor Galatasaray maçında olduğu gibi kendi futbolunu oynamaya çalışıyordu. Kocaelispor'un yeni yabancıları Nijeryalı Agbetü ile Kongolu Emmanuel Mazowa Nsumbu'yu çok beğendim. Özellikle 13 numaralı formayı giyen ve orta sahada oynayan Nsumbu, yaptığı presin yanısıra, çok iyi top kullanıyor. Gayet sakin ve teknik bir oyuncu, İsrail ligi'nde sırasıyla Hapoel Haifa, Beitar Jerusalem, Maccabi Netanya, Hapoel Tel Aviv ve Bnei Sakhnin takımlarında oynamış. Körfez'e maliyeti 150 bin Euroymuş. Kocaeli basınından aldığım bilgiler bunlar.

Fenerbahçe soyunma odasına 1 - 0 önde olmasına rağmen kendi taraftarının tepkisini alarak gitti. İkinci yarıda yine sahaya iyi yayılan bir Kocaelispor vardı. Levent Kartop ve Nsumba ortayı iyi kapatıyor ev Alex ile Semih'in topla buluşmasını engelliyordu. Aragones Uğur Boral'ın yerine Guiza'yı alırken, Şükrü Saraçoğlu tribünleri Uğur'a tepkiliydi. Bir kaç dakika sonra Kazım çıkarken ise ıslıktan birşey duyulmuyordu. Anlaşılan o ki Kazım Kadıköy'deki son iki ayını yaşıyor. Volkan Babacan da oyunu geç başlattığı gerekçesiyle taraftarından nasibini aldı. Fenerbahçe tam 1 -0'ın üzerine yattı derken Kocaelispor'un golü geldi. Kocaelispor Galatasaray deplasmanında aldığı farklı galibiyetten iki hafta sonra Fenerbahçe'den de bir puan almayı başardı. Sarı -lacivertliler ise bu sezon ilk kez ellerine geçen liderlik şansını değerlendirmedi. Kocaelispor taraftarını da yazmadan geçmeyeceğim. Yaklaşık 1000 kişi de olsa Saraçoğlunda varlığını hissettiriyordu. Son 4 haftada 8 puan toplayan Kocaelispor'un taraftarıyla ligde kalacağını düşünüyorum. Ligin bitmesine 10 hafta kaldı ama Fenerbahçe için bişey söylemek hala güç...

13 Mart 2009 Cuma

ŞIMARIK LINCOLN

Dünya'nın en iyi futbolcusu ki şuan bana göre Messi, o dahi böyle bir haraket yapamaz. Bu nasıl bir şımarıklıktır anlamış değilim. Aslında futbolcunun çalıştığı hoca ile ilgili de bir durum. Yani kenarda Fatih Terim olsa Lincoln bu haraketi yapabilirmiydi. Bir teknik adam oyuncusunun istediği gibi haraket etmez. Bülent Korkmaz'ın yaptığı da çok doğruydu.

10 Mart 2009 Salı

MEIRA ZENIT'TE

Sezon başında bir çok arkadaşım Meira'yı Galatasaray'ın en iyi transferi olarak göteriyordu. Portekizli oyuncu 6 yıllık Stuttgart kariyerine 173 maçta 11 gol ve Bundesliga şampiyonluğu sığdırmıştı. Durum böyle olunca Meira'dan beklentiler oldukça yüksekti. Sezon başında Skibbe onu bir çok maçta ön liberoda denemişti. Ancak alınan kötü sonuçlardan Portekizli de nasibini almıştı. Hani futbolcu bir hata yapsa hepimizn çok kullandığı, ''O Kadar para alıyor kardeşim, Böyle hata olmaz'' terimi vardır yaa, Galatasaray taraftarı da Meira'ya bir türlü ısınamadı. Meira'nın istenilen performansı gösterememesini, 6 yılın ardından başka bir kulüpte forma giymesine bağlıyorum. Eğer Galatasaray'da kalsaydı, önümüzdeki sezon çok farklı olabilirdi.

Başkan Adnan Polat Olağan Mali Kongrede böyle bir transferin gerçekleşebileceğinin sinyallerini vermişti. Kulübün içinde bulunduğu maddi krizi hepimiz biliyoruz. Hal böyle olunca sarı - kırmızılı kulüp bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi. Hem 6 milyon euro gelir sağladı, hemde yıllık 2.750 bin euro alan Meira'nın alacağından kurtuldu. Transferin hikayesinden de bahsetmek istiyorum. 3 Mart Salı günü Galatasaray'ın antrenmanına gitmiştim. Çalışmayı Kalli ile birlikte Haldun Üstünel de izliyordu. Kendisine Meira'nın transferini sorduğumuzda, Zenit'ten resmi bir teklif almadıklarını söylüyordu. Bir çok Galatasaray muhabiri de savunmada yaşanan sakatlıklardan dolayı Meira'nın satılmayacağı yönünde görüş bildiriyordu. Çarşamba günü Portekizli futbolcu Alman Bild gazetesine yaptığı açıklamada, ''İstanbul'da mutluyum. Ailemde burada çok mutlu... Ayrılmayı düşünmüyorum'' demişti. Aslında geçtiğimiz hafta başından itibaren bu transfer görüşmeleri başlamıştı. gerek Galatasaray Kulübü, Gerekse Meira, Zenit'in futbolcuya ve kulübe vereceği bonservis bedelini arttırmak için böyle bir yola başvurmuştu. Galatasaray'ın bu transferde en azından zarar etmediğini söyleyebiliriz. 31 yaşındaki bir futbolcuyu ancak bu kadar iyi fiyata satabilirlerdi. Ne diyelim iki tarafa da hayırlı olsun demek istiyorum ama, Galatasaray'a hayırlı olup olmayacağını Hamburg maçında göreceğiz.

7 Mart 2009 Cumartesi

ZICO CSKA'DA İLK KUPASINI ALDI


Arthur Zico CSK Moskova ile ilk kupasın aldı. Rusya Süper Kupa finalinde geçtiğimiz sezonun şampiyonu Rubin Kazan ile oynayan CSKA, normal süresi 1 -1 biten maçın 113. dakikasında Necid'in kendi kalesine attığı golle kupaya uzandı. Zico takımının başında çıktığı 3. maçtan da istediği skoru almayı başardı. Aston Villa'yı Uefa Kupası'nda 1 - 1'in rövanşında 2 - 0 yenerek kupanın dışına iten CSKA Moskova kupanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor. Kadıköy'deki finalde Zico'lu CSKA Moskova'yı görürseniz hiç şaşırmayın. Birde Galatasaray - CSKA Moskova finali olursa Aziz Yıldırım o gün kimi destekler diye düşünmüyor değilim. Rusya ligi önümüzdeki hafta başlıyor. CSKA Moskova'da şampiyonluğun en büyük adaylarından... Bu arada hatırlatmak fayda var. Rubin Kazan'da Gökdeniz, 98 ve 105. dakikalarda gördüğü sarı kartlarla uzatma süresinin son 15 dakikasında takımın yanlız bıraktı.

BRUNO FERREIRA MOMBRA ROSA


Bruno Ferreira Mombra Rosa,,, Eminim bir çoğunuz bu ismi duymuşsunuzdur. Bank Asya 1. ligi'nde Orduspor'da forma giyiyor. Henüz 21 yaşında Orduspor formasıyla 22 maçta 20 gol atmış. Nerdeyse maç başına 1 gol ortalaması tutturmuş genç Brezilyalı... Bugün Oynanan Kasımpaşa maçında da 2 gol attı. Süper ligde 4 büyükler de dahil her takımda rahatlıkla oynar. Genç futbolcu Brezilya'da da geleceğin Adriano'su olrak gösteriliyor. Orduspor yönetimi çok akıllı bir transfer yapmış ancak Rosa ile 1 yıllık anlaşma yapmışlar. 31 Mayıs 2009'da Rosa'nın sözleşmesi bitiyor.

Bruno oldukça yetenekli bir oyuncu, etkili bir sol ayağı var ve son vuruşları yeterli. Boyu da 1.85, bir forvet oyuncusu için gayet iyi. En önemli özelliği ise seri bir oyuncu olması. Geliştirmesi gereken yönleri var tabi, topsuz oyun ve tecrübe en büyük zaafı olarak göze çarpıyor Brezilyalının. Belli başlı yeteneklere sahip olarak Türkiye'ye gelen, zaman içinde müthiş bir aşama kaydeden Marco Aurelio gibi bir örnek önümüzde dururken Bruno Mezenga'nın da gelişim kaydetmemesi için hiçbir neden yok.