20 Ocak 2009 Salı

ARDA ''AVRUPA YOLCUSU KALMASIN''

Arda Turan'ın Galatasaray dergisinin Aralık ayı sayısına verdiği röpörtajdan...

''Benim açıkçası ne kadar Galatasaraylı olduğum belli. Fakat büyük konuşmuyorum Ama Galatasaray’dan başka Türk takımı; Allah bana o günleri göstermesin diyorum. Avrupa’da oynama isteğim de var. Galatasaray’da çok güzel bir şampiyonluk yaşadım. Bu sezon UEFA Kupası’nda final hedefliyoruz. Eğer o başarıyı yakalarsak, o zaman Avrupa’ya kesin gitmeyi düşünebilirim. Tabii bir de şu var. Gelen teklifte tabii ki kararı da kulübüm verecek. Kulüp “tamam Arda gidebilirsin” derse, ben o zaman anlaşırım''

''Ben çok iyi Galatasaraylıyım. Galatasaray kaybettiğinde tribündeki Galatasaraylı kadar, belki de daha fazla üzülürüm. Arif Erdem, Hakan Şükür, Bülent Korkmaz, hepsinden çok etkilendim. UEFA Kupası kadrosu benim hayalimdi. Oradaki her futbolcu benim için örnek teşkil etti. Türk futboluna hiç yaşatılmayan bir şey yaşattılar. Hepsi benim için özel adamlar. Benden bir istekleri olsa da yapsam diye heveslenirim. Çünkü onlar benim kahramanlarım. Onlar sahadayken, ben kenarda top topluyordum. Top toplamak için her maça gitmek isterdim. Zaten benim fotoğraflarım var. Hagi gol atıyor, arkada sevinen bir çocuk var. İşte o benim. Ben bir Galatasaraylıyım''

KAKA MILANO'DA KALDI

Para kimine gör herşey, kimine gör çok şey, kimine göre ise hiç birşeydir. Milan ve Kaka için hiç bir şey ifade etmedi. Arapların parası Kaka'yı almak için yetmedi. Milan'ın Brezilyalı yıldızı , Manchester City'nin rekor düzeydeki transfer teklifini geri çevirerek, AC Milan'da kalma kararını, bol bol dua ederek aldığını söyledi. Dindar bir Protestan olarak da tanınan 26 yaşındaki Kaka, ''Manchester City'e gitmek, büyük bir projenin başlangıcı olabilirdi ama ben, son günlerde bol bol dua ederek, benim için hangi takımın daha hayırlı olacağını anlamaya çalıştım. Sonuçta burada kalmaya karar verdim'' dedi.
Bu transferin gerçekleşmemesi beni oldukça mutlu etti. Futboldan anlamayan, ne istediklerini bilmeyen bu adamlara birinin dur demesi lazımdı. Craig Bellamy gibi 30 yaşına gelmiş bir oyuncuya 20 milyon Euro bonservis verenlerin futboldan anladıklarından şüphe duyarım. Berlusconi gibi paraya zaafı olan birinin Kaka'yı satmamasına da şaşırdım. Üzüldüğüm nokta ise Mark Hugges'un teknik direktörlük kariyeri... Ne isterse alıyolar. Tabii Kaka'yı alamdılar ama listede bir çok isim var. Hugges City'den ayrılınca eğer daha büyük bir kulübün başına geçmezse oldukça sıkıntı yaşar. Bolluk içinde yüzüyor.