26 Mayıs 2009 Salı

SİNAN BOLAT

Türk futbolunun son yıllardaki en büyük sıkıntılarından biri, şüphesiz kaleci yetişmemesi olarak öne çıkyor. Süper ligde yer alan takımların yarısında yabancı kaleci bulunurken, mevcut Türk kaleciler de genelde yeterli görülmüyor. Türkiye, kaleci yetiştirmede sıkıntı çekerken, Belçika futbolu bu günlerde bir Türk kaleciyi konuşuyor. Standart Liege ile şampiyonluk yaşayan Sinan Bolat, takımının kupayı almasında büyük paya sahip... Sinan, Liege'in Belçika ligi'nin son haftasında Gent ile yaptığı maçın 90.dakikasında kurtardığı penaltıyla takımın Anderlecht ile play - off oynamasını sağlamıştı.
1988 yılında Kayseri'de doğan Sinan, futbol hayatına Belçika'nın Genk takımında başlamış. Genç eldiven, Avrupa'da yetişen diğer Türk oyuncuların aksine, Türkiye ligi'nde forma giyebileceğini söylüyor. Uzun boyu ve güçlü fiziğiyle dikkat çeken sinan, oyunu kurma konusunda kendisini geliştirmesi gerektiğini de sözlerine ekliyor.

A milli takım yardımcı antrenörü Oğuz Çetin de Sinan'ı ileride milli takım için düşündüklerini söylüyor. Genç kaleciyi milli takımda oynatmak için Fifa nezlinde bazı evraklarının eksik olduğunu belirten Çetin, Fifa'ya bu eksiklerin giderilmesi için mayıs ayının 15'nde başvuru yaptıklarını ve bu ay sonuna kadar tamamlanmasını beklediklerini söylüyor. Eğer bu evrakları yetişirse, Sinan Ümit milli takımın 9 haziran'da Ermenistan ile yapacağı özel maçta forma giyecek. 21 yaşında olmasına rağmen kalecide bulunması gereken bir çok özelliğe sahip olan Sinan Bolat, önümüzdeki yıllarda A milli takım için iyi bir alternatif olabilir.

UCUZ YILDIZLAR

Futbolda taraftarı en çok heyecanlandıran şeylerden biri de şüphesiz transferdir. Güzel oyunun seyircileri, Dünyaca ünlü yıldızları takımlarında görmek ister. Bu kimi zaman gerçekleşir, kimi zamanda hayal kırıklığıyla sonuçlanır. Avrupa'da liglerin bir bir son ermesiyle Türkiye'de de olduğu gibi gözler artık takımların yapacakları transferlere çevrildi. Bonservis bedellerinin her geçen gün çılgınca arttığı piyasada, kulüpler artık genç yetenekler ve bonservisi elinde olan yıldızlara yöneldi. Dünya'nın en gözde iki ligi İngiltere Premier League ve İspanya La Liga'da sezon sonunda toplam 131 oyuncu serbest kalacak. Bu oyunculardan en dikkat çeken isimler ise, Real Madrid'in Polonyalı kalecisi Jerzy Dudek, Arsenalli Eboue, Chelsea'nin Alman yıldızı Michael Ballack ve Premier ligde küme düşen Newcastle United'ın golcüsü Michael Owen olarak öne çıkıyor.
Kaleyi tecrübeli bir eldivene emanet etmek isteyen kulüpler, 2005 yılında Liverpool ile Şampiyonlar ligi kupası kaldıran ve şuan Real Madrid'de Casillas'ın yedeği olan Polonyalı Dudek, Espanyol'un Kamerunlu kalecisi Carlos Kameni ve Chelsea ile sözleşmesi sona erecek olan İtalyan kaleci Carlo Cudicini'nin kapısını çalacak. Savunmasını güçlendirmek isteyen takımların gözdeleri ise Arsenalli Emmanuel Eboue, Everton'dan Nuno Valente, Liverpool'dan Sami Hyypia, ve Barcelona'dan Sylvinho isimleri göze batıyor. Orta sahaya takviye düşünen için de Arsenal'dan Tomas Rosicky, Chelsea'dan Michael Ballack ve John Obi Mikel, Villarreal'den Robert Pires, Espanyol'dan İvan De La Pena, ve Atletico Madrid ile sözleşmesini fesh eden Portekizli yıldız Maniche'yle görüşecek.

Taraftarını heyecanlandıracak forvet arayan takımlar ise Valencıa ile sözleşmesi sona erecek olan Fernando Morientes, Premier ligde küme düşen Newcastle United'ın golcüleri Michael Owen ve Mark Viduka ve yine Premıer ligde Wigan forması giyen Henri Camara'yı düşünebilir.. Bu yıldızlar Dünya'nın etkisinden kurtulamadığı küresel krizi de göz önünde bulunduran kulüpler için iyi bir fırsat yaratabilir.

21 Mayıs 2009 Perşembe

KUPA LUCESCU'NUN

Beklediğimden daha iyi futbol vardı sahada, beklentilerin aksine Lucescu kupayı almak için hücüm futbolunu tercih etti ve istediğine ulaştı. Hamburg'u elemiş olan Bremen'in Diego'suz hiç birşey yapamadığını gördük. Shaktar'ın oyun panı ilk dakikadan itibaren kendini gösterdi.
Sağ kanadı Srna ve Ilsinho ikilisiyle istediği şekilde kulllandılar. Böylece Mesut Özil'e de devre dışı bırakmış oldular. Bana göre maçın yıldızı olan Srna'nın uzatma süresi içinde Pizarro'ya yaptığı hareket penaltı ve kırmızı karttı. Ancak Cantelejo çalmadı. Sonuç olarak olaylı bir şekilde Galatasaray ve Beşiktaş'tan uzaklaştırılan Lucescu, Fenerbahçe'nin stadı'nda kupayı kaldırdı. Hani her sezon başlarken hedefimiz Avrupa Kupası diyen ve futboldan bir tek kendilerinin anladığını zanneden yöneticilerimize iyi bir mesaj oldu bu...

20 Mayıs 2009 Çarşamba

SHAKTAR MI? BREMEN Mİ?

Uefa Kupası'nda finalistlerinden Shaktar Donetks, tarihinde ilk kez Avrupa Kupaları'nda final oynayacak. 2004 yılında Mircea Lucescu'nun takımın başına gelmesiyle, Avrupa'da adını duyurmaya başlayan Ukrayna temsilcisi, Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon Sporting Lizbon, Barcelona ve Basel'in bulunduğu grupta üçüncü olarak yoluna Uefa Kupası'ndan devam etmişti. Avrupa'nın 2 numaralı kupası'nda sırasıyla Tottenham, Cska Moskova, Marsilya ve Dinamo Kiev'i elemeyi başaran Shaktar, finalde Werder Bremen'e rakip oldu. Donetks, sezon ortasında takımın gol makinası Brandao'yu Marsilya'ya satmasına rağmen, finale yükselmeyi başardı.

1936 yılında bir kömür madencisi olan Aleksei Stakhanov tarafından Stakhanovets adıyla kurulan Shaktar'ın Ukrayna'da 4 şampiyonluğu bulunuyor. Bunlardan 3'ünü Lucescu'nun önderliğinde kazandılar.

Shaktar Donetks'in finaldeki rakibi Werder Bremen ise tarihindeki ikinci Avrupa Kupası finaline çıkacak. 1992 yılında Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nda Galatasaray'ı da eleyen Alman temsilcisi, o sezon finalde Fransa'nın Monaco takımını 2-0 yenerek kupaya uzanmıştı. Galatasaray'ı eledikleri maçta, Rotario o golü atsaydı, belki de biz finale yükselecektik ama kupa onlara nasip oldu. 4 Bundesliga şampiyonluğu bulunan Werder Bremen'in en önemli yıldızı şüphesiz Diego, ancak brezilaylı yıldız Hamburg ile oynanan yarı final rövanş maçında gördüğü sarı kartla finalde cezalı duruma düştü. Dün havaalanında Bremen'i karşılamaya gitmiştim. Diego'ya Türk basını olarak sorularımızı yönelttik. Oldukça rahat görünüyordu. Takım arkadaşlarına güvendiğini ve İstanbul'dan kupayla döneceklerini söyledi. Diego, Bundesliga'da kötü bir sezon geçirdiklerini ancak Bremen taraftarına Uefa ve Almanya Kupasıyla veda edeceğini de sözlerine ekledi.

Bundesliga'da kötü bir sezon geçiren Werder Bremen, taraftarına son Uefa kupasını hediye etmek istiyor. Shaktar Donetks ise Dinamo Kiev'den sonra ülkesine Avrupa Kupası götürmek istiyor. Thomas Schaff ile Mircea Lucescu'nun taktik savaşından bakalık kim galip çıkacak.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

SAHADA EFSANE, PEKİ YA KULÜBE DE?

Avrupa'da bir döneme damga vurmuş futbolcular, bunu teknik direktör olarak sahaya yansıtamadı. Aslında bu örneklere ilk olarak Hagi'den başlamak istiyorum. Benim Hagi'den beklentilerim çok yüksekti. Teknik adam olarak en büyük başarısı Galatasaray ile 2005 yılında aldığı Türkiye Kupası oldu. Sırasıyla Romanya Milli takımı, Bursasspor, Galatasaray, Politehnica Timişoara ve Steau Bükreş maceraları hep başarısızlıkla sonuçlandı. 44 yaşında olan Hagi'nin hocalık kariyeri oldukça kötüydü ama yaşı itibariyle önemli başarılarda kazanma şansı var.

Jurgen Klinsman'ı da bu kategoriye koyuyorum. Şimdi diyeceksiniz ki Almanya Milli takımını 2006'da Dünya üçüncüsü yaptı ama onun hocalığını asıl göstereceği yer bana göre Bayer Münih'di. Klinsman aslında Münih'te çok kötü bir sezon da geçirmiyordu ancak oynanan futbol Münih yönetimine ümit vermedi. Belki de en büyük dezavantajı görevi Otmar Hitzfeld gibi efsane bir hocadan almasıydı. Kulübeye inanılmaz yakışan bir adam. Ben Klinsmanın teknik adam olarak Avrupa Kupası kaldıracağına inanıyorum ancak başlangıç olarak hayal kırıklığına uğrattı.

Aslında bu yazıyı bana yazdıran adam Marco Van Basten oldu. Öğle saatlerinde Ajax ile önümüzdeki sezon yola devam etmeyeceği haberleri ajanslara düştü. Ligin bitimine 1 hafta kala şampiyon Azz Alkmar'ın 12 puan gerisinde 3.sıradalar. Ajax önümüzdeki sezon UEFA Kupasına katılacak. Euro 2008 Van Basten'in kaderini değiştiren turnuva oldu. Hollanda Euro 2008'e harika bir başlangıç yapmıştı ancak karşısına Guuıs Hiddink çıkana kadar. İlginçtir ikisi de Hollanda futbolunun efsane isimlerinden ama 21 Haziran 2008'e kadar yolları kesişmemiş. Van Basten Euro 2008'in ardından Ajax'a büyük umutlarla gitti ama efsanenin 1 yılı hüsranla geçti. Futbolcuyken striker olmasından mı bilinmez ama Van Basten hücüm futbolunu benimsemiş. Hollanda ve Ajax'da bunu yapmaya çalıştı ve dönem dönem de başardı ancak kariyer olarak teknik adamlığa iyi bir başlangıç yapamadı.

Hristo Stoickov da şüphesiz ülkesi Bulgaristan'ın efsanelerinden... O da yeşil sahadaki performansını kulübeye yansıtamayanlardan. Bulgaristan'ı Euro 2008'e götüremedi. 2010'da Afrika'da olmaları zor gözüküyor. Görevine devam etmesi onu diğerlerinden ayırıyor.

5 Mayıs 2009 Salı

Hayatta iki trajedi vardır. Birisi Kalbinizin tutkusunu kaybetmek. Diğeri ise onu geri kazanmak.

DESCHAMPS 15 YIL SONRA VELEDROM'DA

Fotoğrafta kupayı kaldıran adam Marsilya'nın kulüp tarihindeki en önemli başarıya imza atan kadrosundaydı. Didier Deschamp önümüzdeki sezon Marsilya'yı çalıştıracak. 2007'de Gerets'in Galatasaray'dan ayrılmasından sonra ismi sarı - kırmızılı takımla çok anılmıştı ancak bu kez Gerets'den sonra Marsilya'nın başına geçiyor. Kariyerinde 5 Şampiyonlar ligi finali var. 1'ini fotoğrafta Marsilya ile1993 yılında kaldırmıştı. Diğerini ise 1996 yılında Juventus ile kaldırdı. 1997'de Dortmund'a, 1998'de ise Real Madrid'e kaybetmişti. 2004 yılında Manaco'nun başındayken finalde Mourinho'nun Portosuna kaybetmeseydi, teknik adam olarak da bu kupayı kaldıracaktı. Teknik direktörlük kariyeri kötü sayılmaz Deschamp'ın, Marsilya Başkanı Diop'un dediği gibi Eric Gerets kadar kaliteli bir hoca getirdiler takımın başına...

DOMUZ GRİBİ FUTBOLU DA VURDU

Güney Amerika'da bir çok ülkede mali krizi unutturan ve küresel sorun haline gelen domuz gribi yeşil sahaya da indi. Güney Amerika futbolunda ülke takımlarının karşılaştığı Libertaddorres ve Sudamerıcana maçları domuz gribi nedeniyle tehlikeye girmiş durumda. Güney Amerika futbol birliği, Meksika takımlarının iç sahada oynamaları gereken maçları Kolombiya veya Şili'de yapacağını açıklanmıştı ancak iki ülkeden de olumsuz cevap gelince Meksika takımlarının iç sahada oynayacağı maçlar için yeni bir ülke aranmaya başlandı.