16 Kasım 2009 Pazartesi

AZTEK MASKELİ ADAM ARTIK YOK

Gaziantepspor transfer etmeseydi, beki de onu tanımayacaktık. Bugün ölüm haberini duyduğumuzda, sıradan bir futbolcunun kalp krizi geçirip, yaşama veda etmesi olarak aklımızda kalacaktı. Ancak bizim 'güzel oyun' dediğimiz futbolun sayesinde onu tanıma fırsatı bulduk. Aklımızda kalan en önemli hareketi ise yukarıdaki fotoğraftır. 18 Ağustos 2007'de Fenerbahçe'ye attığı golün ardından, yüzüne maske takmıştı. Bu hareketinden sonra kart gören De Nigris, Ülkesinde bu tarz gol sevinçlerine kart gösterilmediği için şaşırdığını söylemişti. Bu kez o bizi şaşırttı. Kalbi güzel olan insanlar, Dünya'nın çirkefliğine daha fazla dayanamıyor. De Nigris de onlardan biri olsa gerek.

13 Kasım 2009 Cuma

ŞOV YAPMA AHMET EFENDİ

Ankaragücü'nde yaşanan olayları 3 gündür şaşkınlıkla izliyorum. Hikmet Karaman konusuna fazla değinmeyeceğim, haksızdır haklıdır, doğru yada yanlışları vardır. Hepiniz bu adamları iyi tanıyorsunuz. Günü kurtarma peşinde oldukları için yıllardır Anadolu takımları arasında gidip geliyorlar. Ancak Ankaragücü'nde Vassell'e yapılanlar gerçekten ayıp. Böylesine kariyerli bir ismi Türkiye'ye getiriyorsun, hemde Avrupa'da adı duyulmamış bir kulübe Ankaragücüne transfer ediyorsun ve otel ücretini ödeyemediğin için adamı otelden atıyorlar.
İşin içinde Vassel olunca, İngiliz gazeteleri de bu durumu haber yapmış. Ancak Vassell'in bu duruma rağmen açıklamaları çok ilginç. İngiliz futbolcu, ''Ne oluyor bilmiyorum. Bugün bana otelden ayrılmak zorunda olduğum söylendi. Yöneticiler böyle istemiş. Yanlış bir şey mi yaptığımı sordum. Otel yönetimi tahliye isteminin kulüpten geldiğini söyledi. Gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum. Yöneticilerle bu konuyu hala konuşmadık. Kalbim burada kalmak ve hayranları için futbol oynamak gerektiğini söylüyor. Ama biri bana bugün bu konuyu açıklar herhalde" diyor. Bütün bu olayların ardından Ankaragücü Başkanı Ahmet Gökçek çıkıyor, ''Hikmet hocanın Ankaraspor ve buradan nasıl ayrıldığını anlatmak bana yakışmaz'' diyor. Ahmet efendi senin oraya nasıl başkan olduğunu anlatmakta biz yakışmaz. Basın önünde şov yapacağınıza, önce Vassell'in otel parasını ödeyin.

12 Kasım 2009 Perşembe

BU ÇOCUK KİM?


Daha 8 yaşındayken topa bakışı ve atlayışından belli nasıl bir kaleci olacağı, kimden mi bahsediyoruz. Tabiki Iker Casillas'tan...

11 Kasım 2009 Çarşamba

ENKE...

Onu 10 Ağustos 2003'de oynanan Fenerbahçe - İstanbulspor maçında tanımıştım. Zaten Fenerbahçe macerası 13 gün sürdü. 6 yıl önce İstanbul'dan uğurladığımız bu adamı, şimdi Dünya'dan uğurluyoruz. Görgü tanıklarına göre Enke'nin arabasından inip kendini trenin altına bıraktığı belirtiliyor. Enke'nin 2004 yılında bir kızı olmuştu. Lara ismini verdiği kızının kalbi delikti. 2006 yılında da kızını kaybetti Enke. Şuana kadar birinci derecede hiç bir yakınımı kaybetmedim, nasıl bir piskoloji olduğunu da bilmiyorum ama insanoglu kizinin üzerinden gecip gidemiyor öyle kolay. Bu kez top öyle bir yerden geldi ki, bu golü çıkaramadı. Güzel oyunu sevenlerin başı sağ olsun.

10 Kasım 2009 Salı

ARAGONES CAS'MADAN ÇÖZDÜ

Aragones 1 yıl hiç bişey yapmadan Fenerbahçe'den 4 milyon Euro alacak. Marca gazetesinin haberine göre, Aragones'in Fenerbahçe'deki 2. yılına denk gelen 4 milyon Euroluk maaşının tamamının ödenmesi konusunda avukatı Vicente Montes ile Aziz Yıldırım'ın anlaştığı belirtildi. Böylece Aragones'in Cas'a gitmesine gerek kalmadı. Fenerbahçe Kulübü, Aragones ile birlikte görev yapan yardımcı antrenör Cesar Mendiondo ve kondisyoner Carlos Cascallana'nın da alacaklarını temin edecek. Beşiktaş'ın Del Bosque ve yardımcılarına 7 milyon 961 bin Euro tazminat ödemesinin ardından,, Fenerbahçe de bir başka İspanyol teknik adam Luis Aragones ve yardımcılarına 5 milyon Euro civarında tazminat ödeyecek. Ortada uçup giden 12 milyon Euro var, ancak bir başarı yok. Türk futbolunda yönetim zaafiyeti olduğu açıkça ortadır. Aziz Yıldırım gibi bir başkan böyle bir hataya düşüyorsa, söylenecek fazla birşey kalmamıştır.

ATAM İZİNDEYİZ

"Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..."

3 Kasım 2009 Salı

BARCELONA ALTYAPISI, RIJKAARD VE GALATASARAY

Ajax Dünya Futbolunda altyapının öncüsüdür. Hollanda ekibinin altyapıdan yetiştirip de, Dünya futboluna sunduğu bir çok önemli yıldız sayabiliriz. Ancak son yıllarda Ajax'ın bu konudaki egemenliğini Barcelona devir aldı. Katalan ekibi her sene altyapıdan müthiş oyuncular çıkarıyor. Bu isimler başlıca Xavi, Iniesta, Puyol, Fabregas, Gerard Piquet, Sergio Garcia, Giovanni Dos Santos, Messi ve Bojan Krkiç,,,
İşte o isimlerden biri Puyol, daha 17 yaşındayken...
Geçtiğimiz Mayıs'ta Roma'da oynanan Şampiyonlar ligi finalinde Manchester United'a karşı sahaya çıkan ilk 11'in 7'si altyapıdandı. Bu anlamda Dünya futboluyla Barcelona'nın apayrı bir yerde durduğunu söylemek mümkün. Barcelona, Cruyff'la başlayan futbol devriminin, bugünlerde doruklarda gezinen, kolay kolay hiçbir takımın ulaşamayacağı estetik zenginliği, doyumsuz bir keyifle sunan temsilcisi ve tüm zamanların en görkemli takımı. Bunda hiç şüphe yokki Frank Rıjkaard'ın da çok büyük payı var. Ancak bu sistemin oturması için Katalanlar 15 yıl bekledi. 90'lı yılların başında başlayan bu girişim bu günlerde tavan yapmış durumda...
Iniesta 17. yaş gününü kutluyor.

Bu Çocuklarda Afrika ve Brezilya'dan getirilmiş.
İşte geleceğin yıldız adaylarının yemekhanesi... Bojan Krkiç'in sağ çaprazındaki çocuğu tanıyan varsa yazsın.

Bojan Krkiç Barcelona Futbol Akademisinin önünde arkadaşlarıyla çalışıyor.
Barcelona altyapısından son 10 yılda yetişen oyuncularla bir nostalji yaptık. Şuan ise Jonathan Dos Santos (Giovanni'nin kardeşi) Jeffren Gay Assulin ve Pedro yeni yıldız adayı olarak öne çıkıyor. Futbol adına bütün güzellikleri bizlere sunan Barcelona'nın altyapısını görünce, Rijkaard ve Neeskens'in Galatasaray için ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Ajax ve Barcelona'da önemli işler başarmış ve bu sistemi çok iyi bilen ikilinin, Galatasaray'ı da iyi yerlere taşıyacağını düşünüyorum. Tabiki zamanla,,,