18 Kasım 2009 Çarşamba

ARDA DOMUZ GRİBİ OLDU

Sabah saatlerinde Galatasaray İdari Menajeri Cenk Ergun'la görüştüğümde, Arda'nın çok bitkin olduğunu ve Manisaspor maçında oynayamayacağını söylemişti. Sarı - kırmızılı kulüp az önce resmi internet sitesinden yayınladı ve Arda'nın domuz gribi olduğunu doğruladı.
Açıklamada, ''Futbolcumuz Arda Turan’ın burun akıntısı, ateş ve genel halsizlik şikayetleri ile başlayan sağlık sorunu için yapılmış olan testlerinin bugün çıkan sonuçlarında H1N1 test sonucunun pozitif olduğu saptanmıştır. Futbolcumuz konuyla ilgili detaylı olarak bilgilendirilmiş olup, başlanan tedavisine düzenli bir şekilde devam edilmektedir.Sağlık durumu iyi olan ve istirahata alınan kaptanımızın, takımdan ayrı olarak, 23 Kasım Pazartesi gününe kadar özel tedavisine devam edilecektir'' denildi.


Geçtiğimiz haftasonu Frank Rijkaard futbolculara izin vermişti. Arda'da 2 günlük tatilini Roma'da geçirmek için İtalya'ya gitti. Muhtemelen orada virüse yakalandı. Ancak garip olan durum ise bu çocuk ister istemez hep gündem oluyor. Yine uzun bir süre gündemi meşgul edecek. Hakkında yalan yanlış bir sürü şey yazılacak. Arda yine yıpranacak. Bu durumdan kaybeden hem Arda, hemde Galatasaray kulübü olacak. Geçmiş olsun Arda...

16 Kasım 2009 Pazartesi

ORDUSPOR

Sabah saatlerinde De Nigris'in ölüm haberiyle üzülmüştüm. Beni mutlu eden haber Ziraat Türkiye Kupası kura çekiminden geldi. Çok sevdiğim memleketimin takımı Orduspor, kupa'da Galatasaray, Trabzonspor, Ankaragücü ve Denizli Belediyespor'la eşleşti. Galatasaray 10 Ocak 2009'da Ordu'ya gidecek. Yıllardır 1.lige hasret olan Karadenizin bu güzel memleketinde, bugün herkes ayrı bir mutludur. 1978 -79 sezonunda 4 büyük takımı da yenmeyi başaran Mor - menekşeler, kupa'da elense bile, taraftarı mutlu olacaktır. Çünkü uzun yıllar sonra, bir büyük takımı ağırlayacaklar. Bizim oralarda mor menekşe çiçeği oldukça fazla yetişir. Rengini ordan alan Orduspor kupaya renk katacaktır. Şimdi sabırsızlıkla, 10 Ocak'ta oynanacak Galatasaray maçını bekliyorum.

1. Hafta 23 Aralık 2009 Denizli Belediye – Ankaragücü, Galatasaray – Trabzonspor
2. Hafta 10 Ocak 2010 Orduspor – Galatasaray, Trabzonspor – Denizli Belediye
3. Hafta 13 Ocak 2010 Ankaragücü – Trabzonspor, Denizli Belediye – Orduspor
4. Hafta 17 Ocak 2010 Galatasaray – Denizli Belediye, Orduspor – Ankaragücü
5. Hafta 27 Ocak 2010 Trabzonspor – Orduspor, Ankaragücü - Galatasaray


AZTEK MASKELİ ADAM ARTIK YOK

Gaziantepspor transfer etmeseydi, beki de onu tanımayacaktık. Bugün ölüm haberini duyduğumuzda, sıradan bir futbolcunun kalp krizi geçirip, yaşama veda etmesi olarak aklımızda kalacaktı. Ancak bizim 'güzel oyun' dediğimiz futbolun sayesinde onu tanıma fırsatı bulduk. Aklımızda kalan en önemli hareketi ise yukarıdaki fotoğraftır. 18 Ağustos 2007'de Fenerbahçe'ye attığı golün ardından, yüzüne maske takmıştı. Bu hareketinden sonra kart gören De Nigris, Ülkesinde bu tarz gol sevinçlerine kart gösterilmediği için şaşırdığını söylemişti. Bu kez o bizi şaşırttı. Kalbi güzel olan insanlar, Dünya'nın çirkefliğine daha fazla dayanamıyor. De Nigris de onlardan biri olsa gerek.

13 Kasım 2009 Cuma

ŞOV YAPMA AHMET EFENDİ

Ankaragücü'nde yaşanan olayları 3 gündür şaşkınlıkla izliyorum. Hikmet Karaman konusuna fazla değinmeyeceğim, haksızdır haklıdır, doğru yada yanlışları vardır. Hepiniz bu adamları iyi tanıyorsunuz. Günü kurtarma peşinde oldukları için yıllardır Anadolu takımları arasında gidip geliyorlar. Ancak Ankaragücü'nde Vassell'e yapılanlar gerçekten ayıp. Böylesine kariyerli bir ismi Türkiye'ye getiriyorsun, hemde Avrupa'da adı duyulmamış bir kulübe Ankaragücüne transfer ediyorsun ve otel ücretini ödeyemediğin için adamı otelden atıyorlar.
İşin içinde Vassel olunca, İngiliz gazeteleri de bu durumu haber yapmış. Ancak Vassell'in bu duruma rağmen açıklamaları çok ilginç. İngiliz futbolcu, ''Ne oluyor bilmiyorum. Bugün bana otelden ayrılmak zorunda olduğum söylendi. Yöneticiler böyle istemiş. Yanlış bir şey mi yaptığımı sordum. Otel yönetimi tahliye isteminin kulüpten geldiğini söyledi. Gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum. Yöneticilerle bu konuyu hala konuşmadık. Kalbim burada kalmak ve hayranları için futbol oynamak gerektiğini söylüyor. Ama biri bana bugün bu konuyu açıklar herhalde" diyor. Bütün bu olayların ardından Ankaragücü Başkanı Ahmet Gökçek çıkıyor, ''Hikmet hocanın Ankaraspor ve buradan nasıl ayrıldığını anlatmak bana yakışmaz'' diyor. Ahmet efendi senin oraya nasıl başkan olduğunu anlatmakta biz yakışmaz. Basın önünde şov yapacağınıza, önce Vassell'in otel parasını ödeyin.

12 Kasım 2009 Perşembe

BU ÇOCUK KİM?


Daha 8 yaşındayken topa bakışı ve atlayışından belli nasıl bir kaleci olacağı, kimden mi bahsediyoruz. Tabiki Iker Casillas'tan...

11 Kasım 2009 Çarşamba

ENKE...

Onu 10 Ağustos 2003'de oynanan Fenerbahçe - İstanbulspor maçında tanımıştım. Zaten Fenerbahçe macerası 13 gün sürdü. 6 yıl önce İstanbul'dan uğurladığımız bu adamı, şimdi Dünya'dan uğurluyoruz. Görgü tanıklarına göre Enke'nin arabasından inip kendini trenin altına bıraktığı belirtiliyor. Enke'nin 2004 yılında bir kızı olmuştu. Lara ismini verdiği kızının kalbi delikti. 2006 yılında da kızını kaybetti Enke. Şuana kadar birinci derecede hiç bir yakınımı kaybetmedim, nasıl bir piskoloji olduğunu da bilmiyorum ama insanoglu kizinin üzerinden gecip gidemiyor öyle kolay. Bu kez top öyle bir yerden geldi ki, bu golü çıkaramadı. Güzel oyunu sevenlerin başı sağ olsun.

10 Kasım 2009 Salı

ARAGONES CAS'MADAN ÇÖZDÜ

Aragones 1 yıl hiç bişey yapmadan Fenerbahçe'den 4 milyon Euro alacak. Marca gazetesinin haberine göre, Aragones'in Fenerbahçe'deki 2. yılına denk gelen 4 milyon Euroluk maaşının tamamının ödenmesi konusunda avukatı Vicente Montes ile Aziz Yıldırım'ın anlaştığı belirtildi. Böylece Aragones'in Cas'a gitmesine gerek kalmadı. Fenerbahçe Kulübü, Aragones ile birlikte görev yapan yardımcı antrenör Cesar Mendiondo ve kondisyoner Carlos Cascallana'nın da alacaklarını temin edecek. Beşiktaş'ın Del Bosque ve yardımcılarına 7 milyon 961 bin Euro tazminat ödemesinin ardından,, Fenerbahçe de bir başka İspanyol teknik adam Luis Aragones ve yardımcılarına 5 milyon Euro civarında tazminat ödeyecek. Ortada uçup giden 12 milyon Euro var, ancak bir başarı yok. Türk futbolunda yönetim zaafiyeti olduğu açıkça ortadır. Aziz Yıldırım gibi bir başkan böyle bir hataya düşüyorsa, söylenecek fazla birşey kalmamıştır.