1 Nisan 2009 Çarşamba

KEWELL ÜLKESİNİ DE BÜYÜLÜYOR

2010 Dünya Kupası Asya Elemelerinde Avustralya Özbekistan'ı 2 -0 yenerken, ülkesinin 2. golünü penaltıdan Harry Kewell attı. Japonya, Bahreyn, Özbekistan ve Katar'ın bulunduğu gupta Avustralya 5 maçta topladığı 13 puanla lider durumda. Muhtemelen 2010'da Afrika'ya gidecekler. Bu Harry Kewell'ın kariyerindeki son Dünya Kupası olabilir. Büyücünün Grup maçlarında da 3 golü bulunuyor. Avustralya Teknik Direktörü Pim Verbeek de Kewell'ın performasından oldukça memnun olduğunu söylerken, ''İstanbul Kewell'a yaramış'' diyor. Farklı bir oyuncu benim için bir kaç kez röpörtaj yapmak istedim ama kulüp izin vermedi. Galatasaray'da Hagi'den sonra izlediğim en iyi yabancı oyuncu.

LUCA TONI ŞİMDİDEN SOYUNDU

''Şampiyonlar Ligi kupasını Münih'e getirirsek, Marienplatz meydanında çıplak koşacağım'' bu sözler Bayer Munih'in İtalyan golcüsü Luca Toni'ye ait. Bizim rejide Ümit abi var. Beşiktaşlıdır ve futbolu çok sever. Geçen gün, ''Trabzonspor şampiyon olursa bordo - mavi bikini giyip Taksim'de dolaşacağım'' dedi. Eğer rakibim Barcelona olsaydı bende böyle bir açıklama yapardım. Bu arada Trabzonlularda sakın kızmasın.

JOSICO SAKAT DEĞİLMİŞ

Fenerbahçe'nin transfer sezonun son gününde kadrosuna kattığı Josico çalışma arkadaşım Mehmet Akçay'a önemli açıklamlar yapmış. İspanyol futbolcunun sakatlığı ile ilgili önemli açıklamlar yapmış. işte o açıklama:

''Benim imza törenim 2-3 saat gecikmenin ardından gerçekleşmişti. Ancak bu belirtildiği gibi benim sakatlığımla alakalı bir gecikme değil, tamamen Villareal kulübüne eksik evrak gönderilmesinden kaynaklanan bir sorundu. Şekip Mosturoğlu’nun neden böyle bir şey söylediğini anlayabilmiş değilim. Tabii ki insanlara da bu olayı böyle lanse ederseniz, bu şekilde düşünmeleri çok normaldir. Tekrarlamak istiyorum, benim kronik bir sakatlığım yok. Ayağımın arka bölgesinde bir sıkıntı hissetmiştim şu an da çok iyiyim. Futbol oynayan herkes de bu tür sorunlar olabilir. Ama ben 18-19 yaşında değilim. Mesela baktığınızda Linderoth da geldiğinden beri oynayamıyor, ancak onun hakkında bu tür şeyler söylenmiyor. Ben çalışmalarımı sürdüreceğim. Takımdaki yerimi almak istiyorum. Selçuk'un arkasında uzun süre yedek kulübesinde bekledim. O yüzden şans bulamadım. Ama insanlar sanki sakatlığım olduğu için oynayamadığımı sanıyor. Biraz öncede söylediğim gibi şu an çok iyiyim."

Kulüpler yabancı futbolcular da dahil bütün oyuncuları kendi resmi yayın organları dışında konuşmasına izin vermiyor. Dolayısıyla başta yabancılar olmak üzere futbolcular dertlerini anlatamıyor. Kulüp yöneticilerinin işlerine gelmediği için bu tür yöntemlere başvuruyorlar. Mehmet arkadaşımı da yaptığı bu röpörtajdan dolayı tebrik ediyorum.

17 Mart 2009 Salı

BİRAYLA MOTİVE


Bundesliga'da adım adım şampiyonluğa giden Hertha Berlin'in Macar oyuncusu Pal Dardai, 55 bin taraftara bira ısmarlama sözü verdi. Her maçta taraftara büyük ihtiyaç duyduklarını söyleyen Dardai, ''Kalan 10 maçın 4'ünü sahamızda oynayacağız. Bu 4 maçta en az 55 bin taraftar gelirse, sezonun son maçından sonra herkese bira ısmarlayacağım. Bir içmek istemeyene meşrubat ısmarlayabilirim'' dedi. Macar futbolcu, daha şimdiden bira devi Carlsberg'le anlaşma yaptığını, kulübünün resmi internet sitesinde açıkladı. Belki başka bir futbolcu böyle bir açıklama yapsaydı taraftar dikkate almazdı. Ancak Dardai Hertha'nın Bundesliga'ya yükseldiği 1997 yılından bu yana Berlin'de oynuyor. Taraftar için ayrı bir yeri var. Hertha Berlin'de 267 maçta 16 golü bulunuyor. Şimdiden kulübün efsaneleri arasına girdi. Kariyerinin son döneminde Bundesliga şampiyonluğu yaşamak istiyor. Eğer Hertha şampiyon olursa, bu kendisi içinde, takımı içinde bir ilk olacak. Bundesliga'nın bitmesine 10 hafta kala Hertha Berlin 49 puanla en yakın rakibi Bayer Munih'in 4 puan önünde zirvede yer alıyor.

16 Mart 2009 Pazartesi

INZAGHI'DEN 3. DALYA

Takımınız liderin 12 puan gerisinde... Avrupa Kupasına veda etmişsiniz. Milan İtalya Kupası'nda da yok. Bütün bu etkenlere rağmen attığı gole çılgınlar gibi sevinen bir adam Filippo Inzaghi... Inzaghi kariyerindeki 300. golünü Siena'ya attı. Inzaghi, Serie A'daki ilk golünü de 1992'de Leffe'de oynadığı sırada henüz 19 yaşındayken Siena kalesine attmıştı. İtalya da rekor 318 golle Roberto Baggio da, Milan ile 1 yıl daha sözleşmesi olan 35 yaşındaki golcünün Baggio'yu geçeceğini düşünüyorum.

15 Mart 2009 Pazar

TRABZON ZİRVEDEN UZAKLAŞIYOR


Alanzinho'nun harika golüyle maç başladı. Aslında maç başlamadan Yattara'nın olmayışı, bordo - mavililerde Alanzinho'dan beklentileri arttırmıştı. Galatasaray golden sonra önde uyguladığı presle Umut ve Gökhan Ünal'a top göstermedi. Arda'nın nefis pasında Baros'un golü Avni Aker'de kısa bir şok yarattı. Pozisyonda sanki biraz faul vardı ancak Yunus Yıldırım devam ettirdi. Hızlı tempoda oynanan maçı ışıklandırmada yaşanan sorun biraz da olsa yavaşlattı.
ikinci yarı Trabzonspor baskısıyla başladı. 61. dakikada taraftarın şovu nedeniyle sahaya gelen balonlar bordo - mavililerin baskısını kesti. O dakikadan sonra kontrolü ele alan Galatasaray, Arda'nın fırsatçılığıyla öne geçti. Bu golden sonra Lig tv Trabzonlu futbolcuları yakın plan gösteriyordu ki hepsinde bir umutsuzluk hakimdi. Baros'un saha içinde yaptıkları Trabzonluları çıldırtmıştı. Çek futbolcu hakemin de tepkisini almıştı. Bülent hoca Baros'u ikinci sarı kartı görmesin diye oyundan aldı. Ancak yerine giren Yaser kırmızı kart gördü. Sivasspor maçında yardımcı hakemin uyarısyla Ümit Karan'a kırmızı kart gösteren Yunus Yıldırım o maçtan sonra ilk kez Galatasaray'ın maçını yönetiyordu. Bu maçta da yine yardımcısının uyrasıyla Galatasaray'ı 10 kişi bıraktı. Trabzonspor bu gazla Colman ile golü buldu. Yoğun maç trafiğine ve eksiklere rağmen Galatasaraylı oyuncuları kutlamak gerekir. Bülent hoca Hamburg maçında olağanüstü bir performans sergileyen Kewell'ı Trabzon'a götürmedi. Maç sonu yaptığı açıklamada Lincoln'ü Hamburg maçına sakladığını söyledi. Ancak durumun öyle olmadığı gerçek. 30 Bin Euro ceza verilen Lincoln'ün Hamburg karşısında neler yapacağını merak ediyorum. Bir takımda sistem yok ise kimi oynatırsanız, kime forma verseniz olmaz. Servet, Emre Güngör, Mehmet Topal ve Linderoth sakat, Kewell ve Nonda İstanbul'da dinlendiriliyor. Lincoln yedek kulübesinde, Arda son 10 dakika sakatlığı nedeniyle sahada yok. Ancak takım bir şekil yenilmiyor ve kendi futbolunu oynamaya çalışıyor. Trabzonspor'a gelince Konyaspor ve Denizlispor'dan sonra 2 puanda Galatasaray maçında bırakıldı. Avni Aker Stadı'nda oynanan son 3 maçta 8 puan kaydedilmiş. Şampiyonluk şansları azalıyor.

14 Mart 2009 Cumartesi

ÜMİT ÖZAT VEDA ETTİ

Ümit Özat futbolu bıraktığını resmen açıkladı. Köln'ün Mönchengladbach'a 4 - 2 yenildiği maçtan önce Rhein Energie Stadı'nda basının karşısına geçen Ümit, gözyaşlarını tutamadı . Maçtan önce taraftara da seslenen Ümit, Rhein Energie tribünlerini de göz yaşlarına boğdu.
İşte Ümit'in taraftara seslenişi:

''Dünyanın en iyi taraftarı size sesleniyorum. Bugüne kadar beni yalnız bırakmayan siz taraftarlarımıza teşekkür ederim. Bugün, ben ve FC Köln için üzücü bir gün oldu. Futbolu Köln forması altında bırakacağımı söylemiştim ve bunu bugün gerçekleştirdim''

Bir ilişki düşünün! karşınızdakini çok aşıksınız, ondan çok hoşlanıyorsunuz ancak elinizde olmayan nedenlerden dolayı ayrılmak zorunda kalıyorsunuz. Ümit'in ki de böyle bir durum işte, üzülmesi normal ama herşeyde olduğu gibi bir yerde bitecekti zaten.