14 Nisan 2009 Salı

HILLSBOROUGH FACİASI


14 nisan 2009 Liverpool bir başka ingiliz ekibiyle olan Chelsea ile Şampiyonlar Liginde yarı finale kalma mücadelesi verecek. ne garip tesadüftür ki bundan tam 20 yıl önce 15 nisan 1989 yılında, Hillsborough'da Liverpool ile Nottingham Forest arasında yapılan FA Cup yarı final maçında 96 kişi hayatını kaybetti. Facianın üstünden tam 20 yıl geçti ama Liverpool'lular ve futbolseverler acıyı ilk anki kadar hissediyor. birçok spor sever hala neden ? neden yaşları 45 ile 15 arasında değişen 96 can kaybı diye soruyor. İngiliz futbolunun yıldızı ve Liverpoolun simgesi Steven Gerrard o günü anlatırken gözleri doluyor. ''Maçı televizyondan izlediğimizde , radyodan dinlediğimizde olayın korkunçluğunu anlayamamıştık. Ama daha sonra gözlerimize inanamadık" diyor. 1998 yılından beri Liverpool'un formasını giyen Gerrad bu faciada kuzeninide kaybetmiş.. Yıldız futbolcu " benim Liverpoolda yaptıklaırm aslına bakarsanız bir vefa borcu. Kuzenimin annesi ve babası benim bugünlere gelmemde büyük pay sahibi. Onlara birşeyler verebilmem gerekiyordu" diyor.

Facianın 20'cı yılında ingilterenin üç şehrinde liverpool, Notthingam ve Sheffield'da eş zamanlı anma törenleri düzenlenecek. Olayların çıktığı saat olan 15:06'da saygı duruşu yapılacak.
Kırmızı balon bir daha böyle olayların yaşanmaması için gökyüzüne bırakılacak.
1989'daki olaydan birkaç gün sonra Real Madrid ile Milan arasında oynanan Avrupa Kupası yarı final maçının 6. dakikasında maç Hillsborough’da ölenler için 1 dakikalık sessizik için durdurulur. Sessizliğin 20. saniyesinde tüm milan taraftarları you’ll never walk alone’ı söylemeye başlar.
Tüm dünyada Liverpool taraftarının marşı olarak bilenen you'll never walk alone'da bu olayın ardından kullanılmaya başlamıştı.

Bir not daha iletelim sizlere Liverpool kulübünün yas günü ilan ettiği o tarihten bu yana da 15 Nisan günlerinde hiç maç yapmamıştı.

HİÇBİR ŞEY TESADÜF DEĞİLDİR

13 Nisan 2009 Pazartesi

DIŞARDAKİ DOSTLUKLAR YALANMIŞ

Derbiden 5 gün önce eski futbolculardan Saffet Akyüz'ün mağaza açılışından görüntüler. geçtiğimiz hafta içinde Galatasaray ve Fenerbahçeli futbolcular biraraya gelerek dostluk mesajları vermişlerdi. Karşılaşma sonunda Uğur Boral'ın, ''Dışardaki dostluklar yalanmış'' açıklaması herşeyi özetliyor. İnsanların ne kadar değişken olduğunu bir kez daha gördük.

Fotoğraf: Maraton.com.tr

2 Nisan 2009 Perşembe

MOURINHO'YA YENGEDEN FIRÇA

Mourinho İtalya'da geçtiğimiz günlerde bir programa katılmıştı. "Chiambretti Night"a konuk olan Bay Karizma, bu striptizci yüzünden evde yengeyle kavga etmiş. Eşi Mourinho'ya, ''gözünü ondan ayırmadın. Bunu nasıl yaparsın ''diye fırça atmış. Portekizli teknik adam striptizciye bakmadığı yönünde yengeyi zor ikna etmiş. Aslında fotoğrafa bakılırsa, Mourinho hiç de oralı değil.

2010'DA AFRİKA'DA OLAMAYACAK YILDIZLAR

2010 Dünya Kupası Elemleri maçlarında alınan skorlar gösterdi ki, Afrika'da bir çok yıldızı izleme şansımız olmayacak. Dünyanın futbolda en büyük organizasyonu olan ve bir çok önemli yıldızların birarada olmasını sağlayan be dev organizasyonu konuk olarak izleyenlerden biri de Christiano Ronaldo olabilir. Portekiz, EURO 2008'de birçoğuna göre şampiyonluğun en büyük favorisiydi. Hatta onlardan biri de bendim ancak çeyrek finalden öteye gidemediler. Portekizdeki düşüş orda başlamıştı. EURO 96yla başlayan ve katıldığı her turnuvada oynadığı futbol ve istikrarla rakiplerinin saygısını kazanan Portekiz, Afrika 2010 elemelerinde 5 maçta sadece 6 puan toplayabildi. Bizden daha kötü durumdalar. Portekizle bizim ortak bir yönümüz daha var. Bizim 2002'de Dünya üçüncüsü olmamızda, Galatasaray'ın Uefa Kupasını alan kadrosunun çok büyük payı vardı. Portekiz'in Euro 2004'de final oynamasında da, Uefa ve Şampiyonlar ligi kupasını alan Porto'nun kadrosu etkiliydi. Onlar düşüş sürecine girdiler. Muhtemelen Afrika'ya gidemeyecekler. Ronaldo'nun olmadığı bir Dünya kupasına şimdiden hazır olun.

Portekiz ile birlikte aynı grupta yer alan İsveç'de de işler iyi gitmiyor. Onların da 6 puanı bulunuyor ancak 1 maçı eksik. Serie A'da bu sezon harikalar yaratan İbrahimoviç de Afrika'ya tatil amaçlı gidebilir. Euro 2008'i göz önünde bulundurursak, İsveç'in düşüşünü sürpriz olarak görmemek lazım.
Cech ve Milan Baros gibi yıldızlarda Afrika'da düzenlenecek turnuvayı televizyondan izleyebilir. Çeklerde, Euro 2008'de Milli takıma kaybettikleri maçtan sonra bir türlü kendine gelemdi. Futbolları düşüşte, bunda ülkenin iki önde gelen takımı Slavya prag ve Sparta Prag'ın da etkisi var. Yaş ortalaması 30'larda olan Milli takımı yenileyemediler. Bu süreç onlar için sıkıntılı geçecek gibi gözüküyor.

Euro 2008'de oynadığı futbolla gençleştirme operasyonunda başarılı bulunan Romanya'nın da Dünya Kupasına gitme şansı bana göre kalmadı. 30 yaşında olan Adrian Mutu da Dünya kupası görmeyebilir.

İskandinav futbolunun düşüşte olan bir diğer ülkesi de Norveç, aslında son yıllarda çok önemli başarıları yoktu ama turnuvalarda kendilerine yer buluyorlardı. Norveç'in en büyük gol silahı olan Jonh Carew de muhtemelen Dünya Kupası'nda boy göteremeden kariyerini noktalayacak.

1 Nisan 2009 Çarşamba

KEWELL ÜLKESİNİ DE BÜYÜLÜYOR

2010 Dünya Kupası Asya Elemelerinde Avustralya Özbekistan'ı 2 -0 yenerken, ülkesinin 2. golünü penaltıdan Harry Kewell attı. Japonya, Bahreyn, Özbekistan ve Katar'ın bulunduğu gupta Avustralya 5 maçta topladığı 13 puanla lider durumda. Muhtemelen 2010'da Afrika'ya gidecekler. Bu Harry Kewell'ın kariyerindeki son Dünya Kupası olabilir. Büyücünün Grup maçlarında da 3 golü bulunuyor. Avustralya Teknik Direktörü Pim Verbeek de Kewell'ın performasından oldukça memnun olduğunu söylerken, ''İstanbul Kewell'a yaramış'' diyor. Farklı bir oyuncu benim için bir kaç kez röpörtaj yapmak istedim ama kulüp izin vermedi. Galatasaray'da Hagi'den sonra izlediğim en iyi yabancı oyuncu.

LUCA TONI ŞİMDİDEN SOYUNDU

''Şampiyonlar Ligi kupasını Münih'e getirirsek, Marienplatz meydanında çıplak koşacağım'' bu sözler Bayer Munih'in İtalyan golcüsü Luca Toni'ye ait. Bizim rejide Ümit abi var. Beşiktaşlıdır ve futbolu çok sever. Geçen gün, ''Trabzonspor şampiyon olursa bordo - mavi bikini giyip Taksim'de dolaşacağım'' dedi. Eğer rakibim Barcelona olsaydı bende böyle bir açıklama yapardım. Bu arada Trabzonlularda sakın kızmasın.