12 Haziran 2009 Cuma

KISMET BUGÜNEYMİŞ

Bir ön liberoya ihtiyaç duyan Galatasaray, Milan'la yolları ayırmak üzere olan Frank Rijkaard'a yönelir. Dönemin başkanı Alp Yalman, "Rijkaard bizim için çok uygun. Peşindeyiz" diye konuşur ve transfere yeşil ışık yakar. Yalman hatta işi bir adım daha öteye götürür ve artık bir Dünya yıldızı haline gelmiş olan 31 yaşındaki Rijkaard için teknik direktör Feldkamp'ın fikrini sorar. Feldkamp doğal olarak olumlu rapor vermesine rağmen, Galatasaray bir diğer yıldız Matthaeus'ü da takibe alır. Haberi yazan da muhabir abilerimizden Süleyman Rodop...

Sabah Gazetesi'nin üstün teknolojisiyle Rijkaard'a Galatasaray forması giydirmesi işe yaramamıştır. 1993 yazında Galatasaray Rijkaard'ı kadrosuna katamaz. Milan'la bağlarını koparan Rijkaard, Ajax'a geri dönüp iki yıl daha futbol oynamaya devam eder ve sarı-kırmızılı orta sahanın bir diğer adayı Lothar Matthaeus 2000 yılına kadar Bayern Münih'te oynar. Frank Rijkaard'ın yolu Florya'ya tam 16 yıl sonra bu sefer teknik direktör olarak düşecektir.

GÜNÜN SÖZÜ ACETO'DAN


''Topun sahibi çocuk dünyanın her yerinde kaleye geçmiyor''

11 Haziran 2009 Perşembe

MADRID'Lİ SERİSİ - 2 - C.RONALDO


Real Madrid 2. bombayı da patlattı, hemde Dünya rekoruyla, Florentino Perez Kaka'dan sonra Ronaldo'yu da aldı. Bu adam gerçekten çılgın, 80 milyon paund, yani 131.2 milyon dolar...
Şimdi sırada David Villa Ve Frank Ribery var. 1 yada 2 önemli savunma oyuncusunu takıma katacak. İbrahimoviç eğer Barcelona'ya giderse, seneye artık İspanya ligi ve diğerleri olacak. Barcelona - Real Madrid maçlarını her futbolsever gibi merakle bekliyorum.
Not: Fotoğrafta biri Ronaldo'ya diyorki, ''Real Madrid senin için Manchester United'a 80 milyon paund vermiş,'' Portekizli de, ''Yok canım, şaka yapıyorsun'' diyor, ama hakikaten şaka gibi...

9 Haziran 2009 Salı

MADRID'Lİ KAKA

Ve Kaka Real Madrid'de.. Real Madrid'in resmi internet sitesinden transfer duyuruldu. Kaka da şu dakikalarda Recife'de bir basın toplantısı düzenliyor. Florentino Perez yine hızlı bir giriş yaptı. Önümüzdeki sezonun en gözde ligi şimdiden şüphesiz La Liga olacak.

3 Haziran 2009 Çarşamba

BÜLENT KORKMAZ 2. KEZ SESSİZ SEDASIZ GİTTİ


Giden günlerim oldu
Seni anmadım yola bakmadım hala
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Susmamda yeter ki son vermem için hayatıma
Tüm güllerim soldu
Sana atmadım taraf olmadım asla
Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa
Gülmemde yeter ki geri gelmem için hayata

26 Mayıs 2009 Salı

SİNAN BOLAT

Türk futbolunun son yıllardaki en büyük sıkıntılarından biri, şüphesiz kaleci yetişmemesi olarak öne çıkyor. Süper ligde yer alan takımların yarısında yabancı kaleci bulunurken, mevcut Türk kaleciler de genelde yeterli görülmüyor. Türkiye, kaleci yetiştirmede sıkıntı çekerken, Belçika futbolu bu günlerde bir Türk kaleciyi konuşuyor. Standart Liege ile şampiyonluk yaşayan Sinan Bolat, takımının kupayı almasında büyük paya sahip... Sinan, Liege'in Belçika ligi'nin son haftasında Gent ile yaptığı maçın 90.dakikasında kurtardığı penaltıyla takımın Anderlecht ile play - off oynamasını sağlamıştı.
1988 yılında Kayseri'de doğan Sinan, futbol hayatına Belçika'nın Genk takımında başlamış. Genç eldiven, Avrupa'da yetişen diğer Türk oyuncuların aksine, Türkiye ligi'nde forma giyebileceğini söylüyor. Uzun boyu ve güçlü fiziğiyle dikkat çeken sinan, oyunu kurma konusunda kendisini geliştirmesi gerektiğini de sözlerine ekliyor.

A milli takım yardımcı antrenörü Oğuz Çetin de Sinan'ı ileride milli takım için düşündüklerini söylüyor. Genç kaleciyi milli takımda oynatmak için Fifa nezlinde bazı evraklarının eksik olduğunu belirten Çetin, Fifa'ya bu eksiklerin giderilmesi için mayıs ayının 15'nde başvuru yaptıklarını ve bu ay sonuna kadar tamamlanmasını beklediklerini söylüyor. Eğer bu evrakları yetişirse, Sinan Ümit milli takımın 9 haziran'da Ermenistan ile yapacağı özel maçta forma giyecek. 21 yaşında olmasına rağmen kalecide bulunması gereken bir çok özelliğe sahip olan Sinan Bolat, önümüzdeki yıllarda A milli takım için iyi bir alternatif olabilir.

UCUZ YILDIZLAR

Futbolda taraftarı en çok heyecanlandıran şeylerden biri de şüphesiz transferdir. Güzel oyunun seyircileri, Dünyaca ünlü yıldızları takımlarında görmek ister. Bu kimi zaman gerçekleşir, kimi zamanda hayal kırıklığıyla sonuçlanır. Avrupa'da liglerin bir bir son ermesiyle Türkiye'de de olduğu gibi gözler artık takımların yapacakları transferlere çevrildi. Bonservis bedellerinin her geçen gün çılgınca arttığı piyasada, kulüpler artık genç yetenekler ve bonservisi elinde olan yıldızlara yöneldi. Dünya'nın en gözde iki ligi İngiltere Premier League ve İspanya La Liga'da sezon sonunda toplam 131 oyuncu serbest kalacak. Bu oyunculardan en dikkat çeken isimler ise, Real Madrid'in Polonyalı kalecisi Jerzy Dudek, Arsenalli Eboue, Chelsea'nin Alman yıldızı Michael Ballack ve Premier ligde küme düşen Newcastle United'ın golcüsü Michael Owen olarak öne çıkıyor.
Kaleyi tecrübeli bir eldivene emanet etmek isteyen kulüpler, 2005 yılında Liverpool ile Şampiyonlar ligi kupası kaldıran ve şuan Real Madrid'de Casillas'ın yedeği olan Polonyalı Dudek, Espanyol'un Kamerunlu kalecisi Carlos Kameni ve Chelsea ile sözleşmesi sona erecek olan İtalyan kaleci Carlo Cudicini'nin kapısını çalacak. Savunmasını güçlendirmek isteyen takımların gözdeleri ise Arsenalli Emmanuel Eboue, Everton'dan Nuno Valente, Liverpool'dan Sami Hyypia, ve Barcelona'dan Sylvinho isimleri göze batıyor. Orta sahaya takviye düşünen için de Arsenal'dan Tomas Rosicky, Chelsea'dan Michael Ballack ve John Obi Mikel, Villarreal'den Robert Pires, Espanyol'dan İvan De La Pena, ve Atletico Madrid ile sözleşmesini fesh eden Portekizli yıldız Maniche'yle görüşecek.

Taraftarını heyecanlandıracak forvet arayan takımlar ise Valencıa ile sözleşmesi sona erecek olan Fernando Morientes, Premier ligde küme düşen Newcastle United'ın golcüleri Michael Owen ve Mark Viduka ve yine Premıer ligde Wigan forması giyen Henri Camara'yı düşünebilir.. Bu yıldızlar Dünya'nın etkisinden kurtulamadığı küresel krizi de göz önünde bulunduran kulüpler için iyi bir fırsat yaratabilir.